ÖZEL HABERI Şanlıurfa’da gün henüz ağarmadan başlayan bir telaş var. Kentin merkezinde, ellerinde kitapları, sırtlarında çantalarıyla bekleyen gençlerin oluşturduğu uzun kuyruk, artık kentin alışılmış görüntülerinden biri haline geldi. Ancak bu kuyruk bir etkinlik ya da sınav sırası değil; ders çalışabilmek için girilmesi gereken bir kütüphanenin kapısında oluşuyor.
Evinde uygun çalışma alanı olmayan, internet ve teknolojik imkanlara erişmekte zorlanan ya da fahiş dershane masraflarını karşılayamayan binlerce Urfalı genç, çareyi kütüphanelerde arıyor. Ne var ki, kentteki mevcut kapasite bu devasa talebin çok gerisinde kalıyor.
2 MİLYONLUK KENTE SADECE 12 HALK KÜTÜPHANESİ
Şanlıurfa’nın nüfusu 2 buçuk milyona dayanarak, Türkiye’nin en kalabalık 8’inci ili oldu. Aynı zamanda 21,8 yaş ortalamasıyla ülkenin en genç şehri olma unvanını taşıyan Şanlıurfa'da, eğitim altyapısına duyulan ihtiyaç her geçen gün katlanarak artıyor.
Ülke genelindeki kütüphane sayıları ile kıyaslandığında Şanlıurfa'daki tablo vahim.
Toplam 45 bin 327 kütüphane bulunuyor 1302 halk kütüphanesi, 557 üniversite kütüphanesi. Toplam 13 ilçesi bulunan kentte, vatandaşların doğrudan ve ücretsiz yararlanabildiği halk kütüphanesi sayısı sadece 12’de kalıyor.
750 BİNİ AŞKIN ÖĞRENCİ VAR, ALAN YOK
Şanlıurfa, birçok ilin toplam nüfusunu geride bırakan devasa bir öğrenci ordusuna sahip. Kentte aktif olarak eğitim gören 750 bini aşkın öğrenci bulunuyor. Akademik çalışmalarını yürütmek ve hayallerindeki üniversiteyi/mesleği kazanmak için sınavlara hazırlanan bu gençlerin sığınabileceği alanlar ise oldukça kısıtlı.
Kent genelinde, okul kütüphaneleri de dahil olmak üzere toplam 1257 kütüphane bulunurken bunlardan 1183 standart, 74 zenginleştirilmiş. Kentin nüfusu 2 buçuk milyona dayansa da kitap sayısı sadece 1 milyon 342 bin 135. Kütüphanelerden aktif yararlanan kişi sayısı ise 578 bin 352 olarak kayıtlara geçmiş durumda. Ancak bu kütüphanelerin ezici çoğunluğunun sadece okul saatlerinde kendi öğrencilerine açık olması, dışarıdan ders çalışmak isteyen gençleri çaresiz bırakıyor.
SAAT 06.00’DA BAŞLAYAN "KOLTUK" KAPMACA
Kentin en yoğun noktalarından biri olan Haliliye ilçesi Cengiz Topel Mahallesindeki Şanlıurfa İl Halk Kütüphanesi, bu yetersizliğin en net görüldüğü adres. Özellikle sınav dönemlerinde kütüphane önündeki yoğunluk, sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor.
Kapıların açılmasına saatler kala sıraya giren gençler, içeri adım atabilmek için dakikaları sayıyor. Gün ilerledikçe uzayan kuyruk, caddelere taşıyor.
SİSTEM NASIL İŞLİYOR?
İl Halk Kütüphanesinin etüt salonu kapasitesi yalnızca 130-140 kişi arasında değişiyor. İçerideki öğrencilerden biri dışarı çıkıp yerini boşaltmadığı sürece, dışarıda bekleyen öğrenciden birinin içeri girmesi mümkün olmuyor. Bu durum, kapı önünde saatlerce süren bekleyişi beraberinde getiriyor.
"ÇANTALAR" SIRAYA GİRDİ
Saatlerce ayakta sıra beklemek istemeyen gençler çareyi ilginç bir yöntemde buldu. Sabahın erken saatlerinde kütüphane önüne gelen öğrenciler, yerlerini kaybetmemek için taşların, merdivenlerin üzerine çantalarını bırakarak sırayı "rezerve" ediyor.
Metrelerce uzayan bu "çanta kuyruğu", Şanlıurfalı gençlerin eğitimde fırsat eşitliği ve sessiz bir çalışma alanı bulabilmek için verdikleri mücadelenin adeta simgesi haline geldi. Kent büyüyor, nüfus gençleşiyor; ancak gençlerin tek isteği olan "sessiz bir masa ve bir sandalye" talebi, yetkililerden acil çözüm bekliyor.

0 Yorum